Girişimcilik Hakkında Bilinmeyen Hatalar

Girişimcilik Hakkında Bilinmeyen Hatalar

Günümüzde şirket sahibi olmak bir çok kişi için amaç haline geldi. Bu isteğin asıl sebebi şirket sahibi olmakla ilgili etrafta duyulan kulaktan dolma bilgiler ve doğru olduğuna inandığımız ama temelde yanlış olan düşüncelerimizdir. İnsanların, daha doğrusu erkeklerin büyük kısmının “Benim kendi şirketim olsun.” dediğinde hayal ettikleri kişi film ve dizilerde ki başarılı bir iş adımı olarak gösterilen ve bilinç altımıza işlenen, her zaman takım elbise giyen, karizmatik, ciddi, az gülen, yüksek bir plazanın en üst katında elinde kahvesi ile şehri izleyen, gelecek planları yapan, asistanı ile yapması gereken işi hatırlatırken o başka bir iş ile uğraşacağını söyleyerek ağırlı ile karar veren kişinin o olduğunu gösteren herkesten üstün, muhteşem bir hayata sahip bir kişidir. Bu yüzden bir çok kişi bu tarz bir hayat yaşayabilmek için sadece şirket sahibi olmanın yeterli olduğunu sanır. Maalesef gerçek hayatta bu böyle değildir. Babanızdan miras kalan büyük bir miktar paranız yoksa, bu tarz hayat yaşamak için şirket sahibi veya direktörü olmanız yeterli değil. Şirket kurmak girişimcilik demek değildir. Şirket kurum ve bir kaç kağıt parçasından ibarettir, girişimcilik ise para kazanma sürecidir. Ya da başka bir şekilde anlatmak gerekirse girişimcilik para üreten bir makinedir. Demek ki böyle bir hayat yaşayabilmeniz için öncelikle çok başarılı ve karlı bir iş kurmanız gerekir ve daha sonra o işin işleyişini öyle sistemsel kurmalı ki, iş kendi kendine çalışan bir makineye dönüşsün. Öyle ki sizinde istediğiniz ve zevk aldığınız şeylerle uğraşmak için hem paranız hemde boş zamanınız kalsın. Böyle bir makine oluşturmayı bir çok kişi ya hiç başaramıyor ya tam istediği gibi olmuyor, ya da hayatının son yıllarında başarılı olabiliyor. Yeni kurulan şirketlerin %98 ‘inin başarısızlığa uğrayarak faaliyete son verdiğini ve sadece %2 ‘sinin başarılı olduğunu biliyor muydunuz? Kulağa çok karamsar geliyor değil mi? Fakat büyük ihtimal ile başarısız olan o büyük çoğunluğun amaçları sadece şirket sahibi olmaktan öteye geçmeyen kişiler oluşturuyor. Şirket sahibi olmayı esas amaç edinmiş olan kişilerin tüm azimleri şirket kurup bir kaç ay bir şeyleri yapmaya çalıştıktan sonra biter çünkü onlar “Artık benimde bir şirketim var. Bu toplumda belli bir sosyal statüm var, linkedin profilimde falanca yerin CEO’su olduğumu yazabilirim.” Diye düşünerek dışarıdan yüksek statülü, üstün bir imajı çizdiklerine kendilerini inandırıp amaçlarına ulaştıklarını sanırlar. Buda onların git gide tembelleşmesine neden olur dahası o işi sırf yaptıkları tüm hareketler için çevreleri tarafından beğenilsin ve toplumda bir statüm olsun diye yapmaya başlarlar. Başarılı girişimcilerin büyük çoğunluğunda ise durum bambaşka. Onların amacı şirket sahibi statüsü kazanıp hava atmak değil, başarılı bir girişim yapmak. Yani şirket onlar için bir araç ve çok küçük bir detay, hukuki bir aşamadır. Yani bir amaç değil. Onlar için şirketin kaydını yaptırmak sadece resmi evrak işidir, başlangıç noktasıdır, bir son değildir. Onlar hayalinde ki hayatı yaşamak için emek sarf ederler, başkalarının gözünde o imajı çizmek için değil. Öncelikle bir başka girişimcilik yazımız olan Girişimcilik Nedir ve İş Fikirleri Nasıl Girişime Dönüşür adlı makalemizi de incelemenizi ve fikir sahibi olmanızı tavsiye ederiz. Girişimcilik hakkında yanlış bilinenleri sıralamak gerekirse;

Yanlış Bilinenler


1) Girişimcinin çok boş zamanı var ve ne zaman ne isterse yapabilir.

Maaşlı işlerde genellikle belirli bir saatte örneğin saat 9 da iş başı yapılır ve akşam 6 ‘da iş biter, o saatler dışında ki zaman sadece sizindir ve o arada iş ile ilgili herhangi bir sorumluluğunuz yoktur. Kendi işiniz olduğunuz ise bunun tam tersi geçerlidir, çünkü bu sizin kendi işiniz ve bu sefer karar verme mekanizmasının en tepesinde olanda sizsiniz yani girişiminiz devam ettiği sürece onun ayakta kalmasından gece gündüz, haftanın her günü ve sürekli siz sorumlusunuz. Bu şu demek oluyor, boş zaman olarak gördüğümüz zamanlarda ister arkadaşlarınız ile buluşun, ister denize gidin, ister aileniz ile vakit geçirin, ister film izleyin yani ne yapmış olursanız olun ancak her zaman aklınızın bir köşesinde işiniz olacaktır ve en iyi ihtimal ile acaba her şey yolunda mı? sorusu kafanızda dönüp duracaktır. En kötü ihtimalle ise dinlenmek için ayırdığınız zamanda bile, her an işte bir sorunun olduğunu haber vererek huzurunuzu kaçırabilecek bir telefon alabilirsiniz. Hatta bazı girişimciler böyle durumlar ile o kadar sık karşılaşıyor ki dinlendikleri zaman umarım iş ile ilgili bir sorun çıkmaz ve güzelce bir dinlenirim düşüncesi kafaları kurcaladığı için kafalarını dağıtacak herhangi bir şeye konsantre olamıyorlar, o yüzden kendi işinizi yapmakta kararlıysanız eğer hayatınızın belli bir döneminde her şeyden uzaklaşarak gerçek anlamda dinlenme zamanınızın olmayacağını da göze almalısınız, çok ender durumlarda istisnalar olabilir fakat istisnalar kaideyi bozmaz.

 


2) İşin başarılı olması, girişimcinin yani başta ki kişinin başarısından kaynaklıdır.

Elbette şirket sahibinin liderliği, azmi, vizyonu, motivasyonu, doğru yöntemi, işleri doğru bir şekilde paylaştırması vs. gibi becerileri işin başarılı olmasında önemli bir faktör fakat bunların hepsinden daha önemli bir faktör var “Ekip” yani çalışanlar, eğer bir iş başarılıysa o başarının %70 ile %80 ‘i güçlü bir ekibin emeğinin sonucudur. Bu yüzde yapılan işe göre değişim gösterebilmektedir fakat değişmeyen şudur; Eğer bir işin kaderi o işin sahibine bağlıysa ona girişim değil freelance yani Türkçe karşılığı ile bağımsız çalışma dememiz daha doğru olur, o yüzden kendi işinizi yapacaksanız ilk yapmanız gereken şey etrafınızda profesyonel anlamda çok güçlü becerileri ve kişisel özellikleri olan kişileri toplayıp onlardan bir ekip kurmak olmalıdır. Bu ekip şirketin kurucularından da olabilir, çalışanlarından da. Bütçenize ve bazı faktörlere göre değişebilir. Başarılı bir iş adamı her zaman için kendinden daha akıllı ve zeki insanları işe alır, kendisinden zayıf kişileri işe alıp ta onlardan daha üstünüm diye egosunu tatmin etme ihtiyacı gütmez. O yüzden başarılı bir iş adamının en temel güçlü özelliklerinden biri başarılı bir ekip kurmak için insan kaynağını en iyi şekilde yönetme ve inandırma becerisidir.

 

3) Kendi işin olduğunda, başkasının talimatı ile değil, kendin için ve isteyerek çalışıyor olduğundan dolayı işin daha kolay olur.

Burada ki mantık kendi işin için çalışıyor olmandan dolayı daha büyük bir heves ile çalışırsın, fakat kolay olduğu ile ilgili aynı şeyi söyleyemeyiz çünkü insanın kendisini yönetmesi başkasının onu yönetmesinden çok ama çok daha zor. Sebebi ise biri tarafından yönetildiğiniz de size belirli talimatlar hazır verilir işlerin biteceğin tarihleri belirlenir ve biz neyi yapacağımızı ve ne zaman yapmak zorunda olduğumuzu net bir şekilde biliriz, patron korkusu olduğundan bu işlerimizi zamanında bitiririz. İş kendi işimiz olduğunda kendi iç tembellik duygumuzu ve eğlenme isteğimiz ile mücadele ederiz. Tabi ki bu çok ama çok zordur, çünkü tembellik duygusu da, eğlenme isteği de yapmak zorunda olduğumuz işte bizim kendimizin, kendimizi bir müdür gibi cezalandırıp işten atmayacağımıza göre duygularımıza yenik düşüp işimizi geçiştirdiğimiz durumları bir hayli fazla yaşarız. Çoğu zaman başarılı bir iş kurma potansiyeli olan kişiler rahatına çok düşkün ve doğası gereği tembel kişiler oluyor, bu kişilerin tek sorunu diğer insanlara göre biraz daha fazla rahatlıklarına düşkün olmaları, öyle rahatlarına düşkündürler ki hiç bir şey düşünmeden gelecekte rahat bir şekilde istedikleri gibi yaşayabilmek için bugünlerini feda ederek kendilerine gece gündüz çalışabilecek motivasyonu bulabiliyorlar.


4) İyi bir fikri başarının anahtarı olarak görmek.

Bir çok kişi girişimde ki en önemli şeyin en iyi fikir olduğunu sanıyor evet fikir güzelse girişimin başarılı olma şansı yüksek fakat deminde belirttiğim gibi girişimin başarılı olabilme şansı sadece %2 bu diğer %98 ‘de hiçte iyi şeyler olmadığı anlamına gelmiyor tabi ki, tam tersi güzel fikirler çok, o başarılı %2 ‘de ise yeni olmayan fikirler çok. Önemli olan oyunu kurallarına göre oynayabilmek ve her duruma göre hızlı bir şekilde doğru kararlar verebilmektir.

 

5) Yeterince para ve yatırım kaynağı varsa iş başarılı olacaktır.

İş için para lazım bu doğru çoğu yeni işlerin devam edememesinin sebebi finansal sorunlardan kaynaklandığı da doğru fakat aslında başarının asıl sırrı, insanın kendisinde istekli olmasında doğru karar verebilmesinde, sorun çözme becerisinde ve azmindedir. Başarılı iş adamlarının hayat hikayelerini incelediğinizde işi kurarken ellerinde yeterince para olmadığını, bir şekilde yatırımcı bulduklarını, borç aldıklarını veya kredi çektiklerini görürsünüz. Para veya yatırım kaynağı bulmak eşittir başarı diye bir şey söz konusu değildir. Önemli olan o parayı nasıl kullandığın, çok küçük miktarlarda yatırımın çok başarılara imza atmış şirket çok. Ya da tam tersi çok büyük yatırımlar ile başarısızlığa uğrayan da çok. Belki böyleleri yakınlarınızda bile olabilir.

 

Bütün bu yazımızdan çıkarılması gereken sonuçlar ise
1) Başarının öznesi insanlar, onların becerileri ve kişisel özellikleridir. Para, fikir veya diğer şeyler değildir.
2) Eğer kendi işimizi kurarak girişimci olmayı seçmişsek, bunu dışarıdan havalı gözüktüğü için veya toplumda belirli bir statü kazanmak için değil, gerçekten de büyük amaçlarımız olduğu ve bu amaçlar uğruna hayatımızın belirli bir dönemini feda etmeye hazır olduğumuz için yapmalıyız.

Makaleyi Puanlayın
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

İnternetten Para Kazanma Yolları

Hızlı Para Kazan site sahibi. Sizlere internetten ve gerçek hayattan derlediğim ve bazılarını tecrübe ettiğim para kazanma makalelerini yayınlamaya kendimi adadım. :)

Bir Cevap Yazın

Lütfen "Adblock" tarzı reklam engelleyici eklenti kullanıyorsanız kapatın. Çünkü sitenin tek gelir kaynağı reklamlardır.
%d blogcu bunu beğendi: